4 Mart 2012 Pazar

Bank Audi: Türkiye Bankacılık Sistemini Geliştirmeyi Başardı

A.A
29 Şubat 2012
Türk bankacılık sektörüne övgü

Bank Audi Baş Finansal Sorumlusu ve Strateji Müdürü Freddie Baz, Türkiye'deki bankacılık sektörünün çeşitlendirmeyi başarabildiğini,KOBİ'lere ve tüketicilere verilen kredilerin ticari ve kurumsal kredilerin toplamından daha yüksek olduğunu, ancak Arap dünyasında kurumsal ve ticari kredi oranının yüzde 80'i geçtiğini kaydetti.

“Arap-Türk Bankacılık ve Finansal Forumu” kapsamında düzenlenen panelde soruları yanıtlayan Baz, finansal sistemin çeşitlendirilmesinin çok önemli olduğunu, bunu yaparaken finansal kuruluşların uzmanlaştıkları alanda faaliyet göstermelerinin sağlanabileceğini söyledi.

Uzmanlaşmış finansal kuruluşların genel olarak daha karşılanabilir bir finansman sağlanmasını beraberinde getireceklerine dikkati çeken Baz, bu kuruluşların hem KOBİ'lere, hem hane halklarına daha uygun koşullarda kredi sağlanmasını sağlayacaklarını, leasing, faktoring ve tüketici finansmanı gibi alanlarda faaliyet gösterebileceklerini vurguladı.

Sermaye piyasalarının gelişmesi için uzmanlaşmış finansal kuruluşların faaliyetlerinin büyük önem taşıdığını belirten Baz, şöyle konuştu:

“Türkiye, bu alanda çok büyük çaba sarf etti. 70 milyonun yaklaşık 60 milyonu finansal kuruluşlarla, bankalarla çalışıyor. 60 milyon kişiden yaklaşık 50 milyonu banka kartına sahip ve 50 milyon kişinin 25 milyonunda da kredi kartları var. Bütün mevzuatlar ve yasal düzenlemeler sayesinde bu çeşitlendirmeyi, Türkiye'deki bankacılık sektörü, finans sektörü başarabildi. Bu kapsamlı reformların sonucunda Türkiye gibi bir ülkede KOBİ'lere ve tüketicilere verilen kredileri topladığımızda, bunlar ticari ve kurumsal kredilerin toplamından daha yüksek. Ama Arap dünyasında kurumsal ve ticari kredi oranı yüzde 80'i geçiyor.
KOBİ'lere verilen kredi yüzde 8 civarında. Uygun finansmana erişimin sağlanabilmesi, kişilerin ve KOBİ'lerin daha uygun, daha makul uygun faizlerle kredi alabilmeleri her ülkenin ekonomik gelişimi için önemli.”

Freddie Baz, Lübnan bankalarının Suriye'deki riskinin aslında toplam varlıklarının yüzde 3'üne tekabül ettiğini, bu oranın çok önemli bir oran olmadığını, Suriye'de taşıdıkları riskler açısından şu ana kadar oldukça güçlü durumda olduklarını söyledi.

Şu andaki gelirleri düşündüklerinde Suriye'deki bankalarının oldukça iyi durumda olduğunu vurgulayan Baz, “Riskleri ve takipteki kredileri rahatlıkla karşılayabileceğimiz durumdayız” dedi.
“Türkiye pazarına girmek çok mantıklı”

Freddie Baz, verdikleri taahhüdü haklı çıkarmanın hiç de zor olmadığının altını çizerek, “Lübnan'da kurulmuş olabiliriz. Ama bölgesel bir bankayız. Arap bankaları içinde ilk 20 içindeyiz. Bölgesel güç haline geliyoruz. Ortadoğu'da 6 ülkede faaliyet gösteriyoruz” diye konuştu.
Türkiye pazarına girmenin kendileri için çok önemli olduğunu dile getiren Baz, “Bölgesel genişleme stratejisi için de bunu yapmak istedik. Türkiye ile ticari, sosyal, beşeri bağlarımız var” dedi.
Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki dış ticaretin geçen yıl 40 milyar dolar olduğunu ve bu rakamın katlanarak büyüdüğünü belirten Baz, şöyle devam etti:
“6 yıl önce 4 milyar dolarlardaydık. Arap bölgesinde faaliyet gösteren bir bankanın Türkiye pazarına girmesi çok mantıklı. Türkiye'de çok ciddi fırsatlar, çok büyük potansiyel var. Finansal hizmet konusunda çok ileri düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlar var. Niş alanlar oluştuğunu ve bu alanlara katma değer sağlayabileceğimizi, rekabet edebileceğimizi düşünüyoruz.”
Milli gelir açısından Türkiye'nin Arap dünyasının konsolide milli gelirinin üçte birini temsil ettiğine dikkati çeken Baz, Türkiye'nin nüfus açısından da çok önemli yere sahip olduğunu, çok ciddi büyüme fırsatları bulunduğunu söyledi. Baz, “Çok kuvvetli bir bankacılık sektörü olduğu için de Türkiye ilgili çok olumlu düşüncelerimiz var” dedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder